Sultana Ağıt, Tokat’ın Artova ilçesi çevresinde yakılmış, derin bir acıyı, adaletsizliği ve toplumsal travmayı dile getiren yakıcı bir ağıt örneğidir. Bu ağıt, bireysel bir ölümün ötesinde, halkın yaşadığı zulmü, göçü ve çaresizliği dile getirmektedir.
Ağıtta geçen “Sultan” adı, yalnızca bir kişiyi değil; masumiyeti, gençliği ve haksız yere yitirilen bir canı temsil etmektedir. Bu yönüyle eser, Anadolu’da sıkça rastlanan sembolik ağıt geleneğinin güçlü örneklerinden biridir.
Tokat’tan Ankara’ya uzanan göç, sürgün ve yargı temaları, halkın devletle, adaletle ve kaderle yaşadığı çatışmayı açıkça ortaya koymaktadır.
Vilayetim Tokat Artova kaza
Bize Allahtan verildi bu ceza
Soyarlar donumu sararlar beze
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Ayrıldık yurdumuzdan biz de göç ettik
Ankara’ya geldik büyük suç ettik
Ahrete gidenleri saydık üç ettik
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Buna ölüm demem bu kanlı zulüm
Açıldı yaralar akıyor kanım
Aslı alaya çıkıyor ahı figanım
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Yıldızların uçar gökte kuş mudur?
Kâfirin yüreği demir taş mıdır?
Uçurdun Sultanı ulu ağaç mıdır?
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Ankara yanıyor gecesi gündüz
Erkekler melek kadınlar yıldız
Yozgat’tan gelmiş bir köpek kuduz
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Anası ağlıyor babası bekler
Ahı figan etti gökte melekler
Mezarda çürümesin beyaz kemikler
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Yarattığı kullarına küsmüyor
Hükümette yemeğini kesmiyor
Cezaevi katilleri besliyor
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Dedenin sözleri yanıktır yanık
Gözlerim uyuyor kalbim uyanık
Düştüm bir deryaya suyu bulanık
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Bilemedim kusurumu suçumu
Felek bize çok mu gördün geçimi
Getir kamyonunu yükle göçünü
Sana ölüm yakışmıyor Sultanım
Ağıtta zulüm, adaletsizlik, göç, masumiyet ve kader temaları ön plandadır. “Sana ölüm yakışmıyor” dizesi, ağıdın ana omurgasını oluşturur ve her kıtada acının tekrar tekrar vurgulanmasını sağlar.
Bu eser, yalnızca bir ağıt değil; aynı zamanda Anadolu insanının adalet arayışının ve sessiz çığlığının sözlü bir belgesidir.
Sultana Ağıt, Tokat ve çevresinde ağıt geleneğinin ne kadar güçlü ve derin olduğunu gösteren önemli bir halk edebiyatı örneğidir.
Kuşaktan kuşağa aktarılan bu ağıt, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması ve toplumsal hafızanın diri tutulması açısından büyük önem taşımaktadır.