Sarı Yılan, Tokat yöresinde kız çocukları tarafından oynanan, sözlü anlatımı güçlü, duygusal ve dramatik yönü bulunan geleneksel bir çocuk oyunudur. Oyun, genellikle açık alanlarda ve en az 7–8 kişi ile oynanır.
Oyunda farklı roller bulunur ve her rol, oyunun anlamını güçlendiren bir görev üstlenir.
Ebe olarak seçilen oyuncunun koluna sarı bir bant bağlanır. Diğer oyuncular ebeye yaklaşık 4–5 metre uzaklıkta dururlar. Çoban olan oyuncu elinde kaval ile ebenin yanına gelir.
Çoban, kavalını öttürerek ebenin yanından geçerken, ebe derdini anlatır ve ezgili bir şekilde şu sözleri söyler:
Dağ başında sarı bir yılan
Araladı beni yaraladı beni
Çağrın gelsin, annem gelsin
Alsın yılanı arsın koluna
Çoban köye iner ve durumu anneye anlatır. Anne gelir ve ezgili bir şekilde şöyle cevap verir:
Alamam yılanı, saramam koluma
Kolsuz kalamam, kızsız kalırım
Anne oyundan çekilir ve ebe aynı sözleri bu kez babası için söyler. Baba gelir ve şu cevabı verir:
Alamam yılanı, saramam koluma
Kolsuz kalamam, kızsız kalırım
Kız çaresizlik içinde halasını, dayısını, amcasını, teyzesini çağırır. Her biri sırayla gelir ve olumsuz cevaplar verir.
Sonunda kız, ezgili bir şekilde şu sözleri söyler:
Dağ başında sarı bir yılan
Araladı beni, yaraladı beni
Çağırın gelsin sevdiğim gelsin
Alsın yılanı sarsın koluna
Sevdiği koşarak gelir ve ezgili bir şekilde şöyle der:
Alırım yılanı, sararım koluma
Kolsuz kalırım, sensiz kalamam
Sevdiği, kızın kolundaki sarı bandı veya eşarbı çıkarıp atar. Ardından oyuncular kucaklaşır ve oyun bu şekilde sona erer.
Sarı Yılan Oyunu; sevgi, fedakârlık, bağlılık ve sadakat temalarını sembolik bir anlatımla işler.
Oyunda yılan, sıkıntıyı ve acıyı; sevdiği ise her türlü fedakârlığı göze alan gerçek sevgiyi temsil eder.
Günümüzde Sarı Yılan Oyunu, daha çok yöresel tanıtımlarda, kültürel etkinliklerde ve halk oyunları gösterilerinde yaşatılmaktadır.
Bu oyun, Tokat yöresinin duygusal anlatım gücünü, aile yapısını ve sevgi anlayışını yansıtan önemli bir kültürel mirastır.