Müdürün Uzun Kürkü, Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Büşürüm Köyü’nden olan ünlü zurnacı Çakır Ustanın yaşadığı gerçek bir olay üzerine yakılmış, hiciv ve sitem yüklü bir halk türküsüdür. Türkü, halkın yöneticilere karşı tepkisini mizahi ve eleştirel bir dille yansıtır.
Reşadiye İlçesi’nin Büşürüm Köyü’nden olan ve çok güzel zurna çalan Çakır Usta, yaklaşık elli beş yıl önce Ramazan davulunu çalmak üzere Reşadiye’nin o dönem nahiye olan Bereketli Kasabasına gider.
O dönemde Bereketli’de görev yapan, Amasyalı ve kilolu olduğu, kalın mercekli gözlük kullandığı için halk arasında “kör müdür” diye anılan bir nahiye müdürü vardır.
Çakır Usta, sahur davulunu büyük bir coşku ile çalarak Ramazan’ın yarısını geride bırakır. Ancak kasabada, Çakır Usta’nın bir kadınla ilişki kurduğu yönünde söylentiler yayılır.
Bu söylentiler üzerine nahiye müdürü, Çakır Usta’yı kasabadan uzaklaştırır. Böylece Çakır Usta hem emeğinin karşılığı olan fitrelerden ve hediyelerden, hem de yeni kurduğu ilişkiden mahrum kalır.
Yaşadığı bu haksızlığa duyduğu öfke ve kırgınlık, onun tepkisini türküye dökmesine neden olur.
Müdür beyin uzun kürkü
Yeni çıktı bu türkü
Ne kızıyon kör müdür
Söylenecek bu türkü de
Yanıyom ben
Yanmada güzelim yanıyom ben
Mendil de salla geliyom ben
Bir yosmanın uğruna da
Veremde oldum ölüyom ben
Amasya evrileceksin
Evrilip çevrileceksin
Şişman karınlı müdür
Kökünden devrileceksin de yanıyom ben
Çakır zurnayı vurdu
Duyanlar ayağı durdu
Şişman karınlı müdür
Fitre sana mı kaldı da yanıyom ben
Aşma kırandan aşma
Ben seni tanıyorum
Her kırandan aşanı
Hep seni sanıyorum da yanıyom ben
Şu Çakır’ın zurnası
Zuhurlukta ötüyor
Bereketli’de kör müdür
Yeni kanun tutuyor da yanıyom ben
Türküde temel olarak haksızlık, otorite eleştirisi, emek sömürüsü ve sitem işlenmektedir. Müdür figürü, halktan kopuk ve adaletsiz yönetimi simgeler.
Mizahi anlatım, halkın öfkesini yumuşatarak türkü yoluyla dile getirmesini sağlar.
Müdürün Uzun Kürkü, Tokat yöresinde hiciv türünde yakılmış önemli halk türkülerindendir. Gerçek bir olaydan doğması, türkünün halk belleğinde güçlü bir yer edinmesini sağlamıştır.
Bu türkü, halkın yöneticilere karşı duruşunu ve sözlü kültürle tepkisini ifade edişinin önemli bir örneğidir.