Komana Antik Kenti, Tokat il merkezine bağlı Gümenek beldesi sınırları içerisinde, Yeşilırmak vadisinde yer alan önemli bir antik yerleşim alanıdır. Antik kent, tarih boyunca dini, kültürel ve idari açıdan büyük bir öneme sahip olmuştur.
Komana’nın geçmişi Helenistik Dönem’e kadar uzanmaktadır. Kent, özellikle Pontus Krallığı döneminde önemli bir merkez hâline gelmiş, daha sonra Roma ve Bizans dönemlerinde de varlığını sürdürmüştür.
Komana Antik Kenti, Antik Çağ’da özellikle Tanrıça Ma (Enyo) adına kurulmuş büyük bir tapınak merkezi olarak tanınmıştır. Bu tapınak çevresinde gelişen kent, dini törenler ve festivaller sayesinde bölgenin kutsal merkezlerinden biri hâline gelmiştir.
Antik kaynaklara göre, Komana’da tapınağa bağlı çok sayıda rahip ve görevli bulunmaktaydı. Kentin ekonomik ve sosyal yaşamı, büyük ölçüde bu tapınak kültürü etrafında şekillenmiştir.
Komana Antik Kenti, düzenli bir şehir planına sahip olmamakla birlikte, tapınak merkezi etrafında gelişmiş bir yerleşim düzeni göstermektedir. Kentte tapınak kalıntıları, yerleşim alanları, mezar yapıları ve çeşitli mimari izler tespit edilmiştir.
Yapılarda kullanılan taş işçiliği ve planlama anlayışı, Helenistik ve Roma dönemlerine ait mimari özellikleri yansıtmaktadır. Günümüze ulaşan kalıntılar, kentin geçmişteki önemini gözler önüne sermektedir.
Komana, Roma döneminde önemini korumuş, Bizans döneminde ise dini kimliğini büyük ölçüde sürdürmüştür. Ancak zamanla siyasi ve ekonomik koşulların değişmesiyle kent eski önemini kaybetmiştir.
Komana Antik Kenti’nde çeşitli dönemlerde arkeolojik kazı ve araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda mimari kalıntılar, seramik parçaları ve farklı dönemlere ait buluntular ortaya çıkarılmıştır.
Komana Antik Kenti, Tokat’ın antik dönem tarihini anlamak açısından büyük bir öneme sahiptir. Kent, Tokat ve çevresinin antik çağdaki dini ve kültürel yapısına ışık tutmaktadır.
Günümüzde Komana Antik Kenti, arkeolojik sit alanı olarak koruma altındadır. Alan, tarih ve arkeolojiye ilgi duyan ziyaretçiler için önemli bir kültürel gezi noktası olarak değerlendirilmektedir.